Potanın Kraliçeleri’nin Taç Giydiği Gün

Önce 4 Nisan 1992… Şimdi tarihe karışmış Spor Sergi Sarayı’nda Fenerbahçe ve Galatasaray kozlarını bu defa kadın basketbolunda Türkiye Ligi şampiyonluğu için paylaşıyorlar. Oturmuş kadrosuyla sarı-kırmızılılar son iki sezonun şampiyonu, Fenerbahçe ise bir önceki sezon çıkmış lige ve ikinci senesinde şampiyonluğa ortak. Play-off yok ve şampiyon normal sezonun sonunda belli olacak. Maç öncesinde iki yenilgili Fenerbahçe lider, üç yenilgili Galatasaray ikinci. Dolayısıyla, iki takıma da galibiyet şart. Tribünler dolu..

Maçın son saniyelerine Galatasaray 1 sayı önde giriyor ve son hücumda Fenerbahçeli basketbolcu pota altından basketi kaçırıyor. Galatasaray üçüncü kez üst üste şampiyon. Fenerbahçe ise ikinciliğe yuvarlanıyor ve şube korku tüneline giriyor. Zira, kadın basketbol takımının kapatılması gündemde. Amerikalı Vickers ülkesine dönüyor. Takımın “beyni” Derya Taşçı (sonradan “Kaptan-ı Derya” olarak anılacak) Galatasaray’a transfer oluyor. Diğer oyuncular yaz boyunca “ne olacak?” diye beklerken, Yönetim Ağustos’ta bütçeyi düşürerek “devam” kararı alıyor.

Ama iş işten geçmiş. Galatasaray Derya’nın yanısıra, Yükseliş’ten Handan Özbek ve Kolej’den Çelen Kılınç’ı da ekleyip, iki yeni Amerikalısıyla birlikte milli takımdan daha kuvvetli hale gelmiş ve her sezon hangi takımın yıldızı sivrildiyse transfer edip rakipsiz hale gelmiş. Tam ezeli rakibimizin sevdiği düzen: Rekabet olmasın ve herkes ona hizmet etsin. Sonuç belli: Play-off, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın kadınlarda ilk kez oynandığı 1992-93’ten 1997-98’e kadar 6 sezonda 18 kupa.

Peki bu devranı kim döndürür? Açıkça söyleyelim, futboldan diğer amatör sporlara kadar ezeli rakibimiz ne zaman seri şampiyonluklar kazandığı bir düzen kurmuşsa karşısında Fenerbahçe’yi bulmuştur. Üçüncü bir takım yoktur. Kadın basketbolunda da bu, 1998-99 sezonunda gerçekleşir.

O sezon Avrupa’da tarihinde ilk kez “Final Four” oynayan bir Galatasaray vardır ama.. Zaferlerin büyüklüğü de rakibin büyüklüğüyle ölçülür. Normal sezonda rakibine karşı iki maçı da kaybeden Fenerbahçe, 14 Mart 1999’da Türkiye Kupası finalinde ezeli rakibini 8 yıl sonra, hem de 72-53 yener ve (ilk kez) şampiyon olur.

Bu belki “Potanın Kraliçeleri”nin doğumgünüdür.. Zira taç takmak için Lig şampiyonu olmak lazımdır. 6-8 Nisan’da Final Four sahnesinden üçüncülük apoletiyle inen Galatasaray (dönemin statüsü gereği) 1-0 önde başlayacağı play-off final serisinde iki galibiyet alsa bile (10. kez üstüste) şampiyon olacaktır.

Ancak Türk sporunda mutlu sonlar (eninde sonunda) Fenerbahçe lehine biter. Ancak, Fenerbahçe’nin mutlu sonlara gelene kadarki yolları hep inişli çıkışlıdır. En güzel filmler ve romanlardaki gibi.

İlk maçta 72-59’luk galibiyetin ardından, ikinci maçta 58-50’lik yenilgi Fenerbahçe’yi seride 2-1 geriye düşürür. Büyük çoğunluk, Galatasaray’ın yılların deneyimiyle sonraki maçı da alıp 3-1’le işi bitireceği kanaatindedir. Ama Fenerbahçe 66-49’la ezeli rakibini ezer geçer. 19 Nisan 1999 Pazartesi günü finalin son maçı Abdi İpekçi’de oynanacaktır.

19 Nisan’da Türkiye, bir önceki gün düzenlenen Genel ve Yerel Seçimlerin sonuçları ve gazete manşetleriyle uyanır. 1995 seçimlerindeki tablo altüst olmuş; Ecevit’in DSP’si birinci, Bahçeli’nin MHP’si ikinci parti olarak çıkmıştır.

Aynı gün Fenerbahçeli kadın basketbolcular ise taç takmaya çıkarlar. Final serisindeki iki farklı galibiyetleriyle Türkiye Kupası finalindeki zaferlerinin tesadüfi olmadığını kanıtlamışlardır. İlk yarı kafa kafaya gider ve 30-29 Fenerbahçe lehine biter. İkinci yarıda ise Clarissa Davis ve Didem Akın’ın bombardımanı Galatasaray’ın gardını düşürür. Son 8 dakika kala fark 15’e çıktığında Fenerbahçeli taraftarlar şampiyonluk şarkılarına başlamıştır. Sarı-lacivertlilerin düşük bütçeli dar kadrolarını yıllarca Spor Sergi’de, Caferağa’da destekleyenler ise ayrı bir gururludur.

Kadın basketbolunun ilk Türkiye şampiyonu (1956) Fenerbahçe’nin “Altın Kızları”ndan (1954-1961) sonra, “Potanın Kraliçeleri” de ilk kez Türkiye Ligi’nde taç giymişlerdir: Didem Kantarcı (Akın), Clarissa Davis, Andrea Nagy, Serap Yücesir, Arzu Özyiğit, Ceren Ateş, Tuğba Cengiz, Ceyda Evrengül, Yeliz Şahin ve Nalan Mete..

21 yıl oldu.. Bugün Fenerbahçe bu branşta da Türkiye’nin bir numarası, Avrupa’nın da köklü markası ise, “Potanın Kraliçeleri”nin taç taktıkları gün 19 Nisan 1999’dur.

Tapfereritter

Bir Cevap Yazın