Amerika’da Bile Geçilemez Bir Müdafi Olarak Şöhret Kazanan Hasan Kamil (Dalgakıran)

Bedri Gürsoy yazmaya, Tuncay Yavuz da aktarmaya devam ediyor. Sırada yine bir işgal yılları kahramanı, Harington Kupası galibi, Türkiye’de ilk kez yabancı bir takımda forma giyen, geleceğin Fenerbahçe Başkanı Hasan Kamil Sporel var.

* * * * * *

Hasan Kamil futbolun bütün inceliklerini kavramış, tecrübeli, sert ve çok çetin bir bektir. Tam yerinde, can alıcı bir noktada hasmı durduruşu, topa ayak koyuşu, dolayısıyla tehlikeli bir hücumu bir anda bozmasıyla nam salmıştır. Bundan dolayıdır ki halk ona Dalgakıran adını koymuştur. Hakikate dalga halinde hücuma geçen hasım taraf muhacimleri tek bir yerde mıhlanır kalırlar: Hasan Kamil’in çelik parçası gibi koyduğu bacağının karşısında. Artık bu kuvvetli bacağı kolay kolay kimse söküp atamaz, sarsamaz, geçemez. Burada en mahir muhacimler bile takılır kalır, sendeler ve düşer.

Hasan Kamil vaktiyle Amerika’da da harikulade ve geçilmez bir müdafa olarak şöhret kazanmıştır. Oradaki halk da bu demir gibi, geçilmez Türk futbolcusuna şu ismi koymuştur: Çanakkale. Bu isimle Kamil’in çok çetin ve aşılması imkansız bir kuvvet olduğunu anlatmak istemişlerdir.

Hasan Kamil bütün bu sertliğine, çetinliğine, kuvvetine rağmen munis, kibar, sakin, yumuşak tabiatlı, iyi kalpli, spor terbiyesi son derece kuvvetli bir insandır. Maçlarda hakemlere itiraz ettiğine, futbol nizamlarının ve kaidelerinin men ettiği bir hareketi yaptığına şahit olmamışımdır. İntizamlı, görüşleri isabetli ve yerinde, disiplin sahibi, kulübünü son derece seven bir futbol üstadıdır. Çok sert fakat katiyen favulsüz ve hatasız bir oyun tarzı vardır. Pasları ve şutları yerindedir. Kafa vuruşları direkt kuvvetli, yan zayıftır.

Uzun degajmanları yoktur. Çalımları kıvrak ve tesirlidir. Vücut çalımlarını kendisine has bir çeviklikle yapar. Maçlarda maneviyatı iyidir. Enerjisi şimdiki futbolcularımızın ibret ve örnekle ders almaları icap edecek bir kıymet ve mertebededir. Bir futbol maçında kulübünü seven amatör bir futbolcunun nasıl canla başla çalışmasının lazım geldiğini bilmek ve öğrenmek için Hasan Kamil’i görmek kafidir.

Bedri Gürsoy

Bir Cevap Yazın