Bazı Galatasaraylıların 1959 Öncesi Yalanları

“1959 Öncesi Türkiye Futbol Şampiyonlukları” konusunda, bunların Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmî organizasyonları olduğunu görmezden gelip, alabildiğine saçmalayan bazı insanlar olduğunu biliyoruz. Fakat geçen süreçte bu konuda çok ileri gidenler, çıtayı zirveye taşıyanlar oldu. O yüzden başlığımız, bazı Galatasaraylıların 1959 öncesi yalanları…

Hatırlarsınız, bir tanesi ayrı ayrı Twitter yazılarında şöyle diyordu;

“Türkiye Futbol Birinciliği’ni TFF düzenlemiyor mesela. Bugünkü Kulüpler Birliği tarzı Türk İdman Cemiyetleri Birliği düzenlemiş.”

“Türkiye Futbol Birinciliği’ni Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı düzenliyor. TİCİ’nin yerini 1936’da doğrudan dönemin tek partisi olan Cumhuriyet Halk Fırkası’na bağlı olan Türk Spor Kurumu alıyor”

“Milli Küme’yi işte bu spor kurumu düzenliyor. İki yıl sonra da yerini, Nazi Almanya’sındaki Hitlerjugend (Hitler Gençliği) ve faşist İtalya’daki Opera Nazionale Ballila örnekleri dikkate alınarak kurulan Beden Terbiyesi Genel Direktörlüğü’ne bırakıyor.”

“Bu kurum dönemin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olduğu için, “Milli Küme” adı 1940’lı yıllarda ilk olarak “Maarif Mükâfatı”, sonra da “Milli Eğitim Kupası” oluyor. Dolayısıyla her iki turnuvanın düzenlenmesinde Türkiye Futbol Federasyonu hiçbir şekilde devrede değildi.”

Tarihi Saptırıyorlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı‘nın arşivinde 1923 yılında basılan “Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Teşkilat ve Nizamat-ı Umumiye” isimli bir resmî belge var. Şuradan erişebileceğiniz bu 94 sayfalık kitapçık, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk talimatnamesi. Peki neler yazılı burada? Fazla ileri gitmeye gerek yok. Hemen birinci maddede maksat, ikinci maddede ise vazifeler açıklanmış. Şöyle ki:

T.İ.C.İ.’nin Amaç ve Vazifeleri

Maksat

Madde 1 – Türkiye’de idmancılığın (terbiye-i bedeniye ve sporun) fenni esaslar dairesinde tamim ve tekamülüne çalışmak, Türk idmancılığını dahil ve harice karşı temsilde salâhiyeti haiz olmak üzere “Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı” namıile bir cemiyet tesis edilmiştir. Cemiyetin Türkiye aksamı memalikinde federasyonları ve mıntıkaları vardır. Cemiyetin merkezi Ankara’dadır. Umumi merkez lüzum gördükçe riyaset divanı kararı ile Ankara Haricinde de içtima edebilir.

Vezaif

Madde 2 – Cemiyetin esas vazifeleri aşağıdadır.

  1. “Heveskarlığı” (amatörlük) tergip ve himaye etmek.
  2. Her sene mahalli ve umumi müsabakalar tertip ve Türkiye Milli İdman Birinciliklerini tayin etmek.
  3. Türkiye İdman rekorlarını tescil eylemek.
  4. İdmancılığın inkişaf ve tekamülüne muavenet temin edecek kavaninin neşri için teşebbüsatta bulunmak.
  5. Beynelmilel Olimpiyat Cemiyeti ile tesis-i münasebet etmek ve cihan müsabakalarında Türk idmancılığının hüsnü temsiline çalışmak.
  6. İdmancılığa ait bilcümle idari ve fenni nizamnaleleri tedvin ve tasdik eylemek.
  7. İdman mahallerinin taaddüdü ve nizamını temin etmek.
  8. Türkiye’de milli ve resmi bilcümle idman mükafat ve şehadetnamelerini vermek ve sair tergib ve teşvik vesaitine müracaat eylemek.
  9. Muhtelif idmanların heyet-i müttehidelerini (Federasyonlarını) peyderpey teşkil etmek.
  10. Tedrici surette idman mıntıkaları tesis etmek.
  11. Neşriyat, telifat, tercüme, konferans ve derslerle idmancılığı fennî esasat dairesinde inkişaf ettirmek.
  12. Memalik-i saire-i müessesat mümaselesi ve beynelmilel idman teşkilatı ile tesis-i idare-i münasebat eylemek.
  13. Mıntıka hudutlarını tayin etmek.
  14. “Profesyonelliği” heveskarlıktan tefrik etmek.
  15. Muhtelif idmanlarda muayyen hadd-i asgarileri tecavüz edebilenlere bilâimtihan idmancılık alamet-i farikası vermek.
  16. Terbiye-i bedeniyenin fenni usulleriyle neşr ve tamimine çalışmak.
  17. Bir terbiye-i bedeniye mekteb-i âlisinin ve memlekette mütehassıs yetiştirilmesi esbabına tevessül eylemek.

Kulüpler Birliği Değil, Türkiye Cumhuriyeti!

Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na “Bugünkü Kulüpler Birliği tarzı” diyerek 1959 öncesi şampiyonlukları yok sayan zihniyete sormak gerek;

“Böyle Kulüpler Birliği mi olur? Her türlü branşta yerel karşılaşmalar düzenleyen, ulusal şampiyonları belirleyen, rekorları tescil eden, spor kanunları yayınlayan, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile temasa geçen, dünya müsabakalarında Türk sporculuğunu temsil eden (buraya dikkat edin) Federasyonları meydana getiren!

Hayır! Böyle kulüpler birliği olmaz… Bu organizasyon, yani Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, bizzat Türkiye Cumhuriyeti devletidir!

Atatürk döneminde Türkiye’nin en önemli kurumlarından birisi olan spor teşkilatını “Nazi Almanya’sındaki Hitlerjugend (Hitler Gençliği) ve faşist İtalya’daki Opera Nazionale Ballila” örneklerine benzeten yalanlara aşağıdaki yazılarda cevap vermiştik.

Stadyumu Alırız ama Şampiyonluğu Saymayız. Yok Öyle!

Bir Varmış, Bir Yokmuş, Futbol Türkiye’ye 1959’da Gelmiş! Ondan Öncekiler Hep Nazi İmiş! Yerseniz…

Yazının sonunda dönmek üzere, kısa ve önemli bir ara verelim ve diyelim ki…

Bazı Galatasaraylıların 1959 Öncesi Yalanları

Şans, kısmet… Geçen gün, müzayede sitelerinden birinde, bir kitapçık çarptı gözümüze.

Tarih 1933… Yer İstanbul… Bastıran, dikkat buyurun, “Devlet Matbaası”

Kitabın adı : Beynelmilel Futbol Kaideleri

En Üstte Yazan : T.İ.C.İ. (Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı) Futbol Federasyonu

Demek ki neymiş?

  1. Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na bağlı imiş.
  2. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti kurumu imiş.
  3. Türkiye Futbol Birinciliği ve Millî Küme, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na bağlı olan Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen, Türkiye Cumhuriyeti devletine ait resmî turnuvalar imiş.
Bazı Galatasaraylıların 1959 Öncesi Yalanları

Neden Sürekli Yalan Yazıyorlar?

Yukarıda, tekrar üzerinde duracağımız bir yer olduğunu söylemiştik. Zamanı geldi!

1920’li yılların sonunda Galatasaray’ın fahrî başkanı Mustafa Necati Bey idi. Ölümü Türkiye için öyle büyük bir kayıp oldu ki 1 Ocak 1929’da vefat eden Necati Bey’in kaybından ötürü Galatasaray kulübü bir aylığına spor faaliyetini tatil etti.

Kaderin kötü bir cilvesiyle, ölüm haberi (harf inkılabının hayata geçtiği gün) 1 Ocak 1929’da gazetelere düşen ve başta Atatürk olmak üzere bütün devlet/inkılap erkânının arkasından ağladığı Necati Bey, bugün bazılarının “Nazi-Faşist” dediği teşkilatın bağlı bulunduğu makamın başında, yani Milli Eğitim Bakanı idi.

Sözlerinin nereye gittiğini bilmeden, hatta bu memleketin kurtuluşuna ve kuruluşuna emek vermiş insanları harcamak pahasına yalan yanlış şeyler yazıyorlar. Dürüstçe “Biz Fenerbahçe’nin ve diğer kulüplerin 1920’lerden 1950’lere kadar kazandığı başarıları kıskanıyoruz. Biz yapamadık.” diyemiyorlar.

Bunun yerine;

“1959 öncesi şampiyonlukların hukuki dayanağı yoktur!” demekten utanmıyorlar.
“Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, bugünün kulüpler birliği gibi bir şey!” yazmaktan sıkılmıyorlar.
“Türkiye Futbol Federasyonu hiçbir şekilde işin içinde değil!” yalanını söylemekten bıkmıyorlar.
“Milli Eğitim Bakanlığı, Nazi ve Faşist bir spor teşkilatı kurdu!” diye saçmalamaktan çekinmiyorlar.

Ama hiç önemli değil… Bazı Galatasaraylıların 1959 öncesi yalanları için yanıt yine tarihten, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten geliyor.

Bu şampiyonluklar için…

Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal, olacaktır. Burada içtima edenler ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimizce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır.

 

Bir Cevap Yazın