Bu Formayla Dalga Geçilmez

Bu Formayla Dalga Geçilmez

Meşhur futbolcumuz, rahmetli Lebip Elmas, 11 Ekim 1955 tarihli “Fenerbahçe Spor Gazetesi”nde bir derbi klasiğini yazmış… Galatasaraylıların alayları ve Fenerbahçe’nin verdiği ders… Bu formayla dalga geçilmez! Keyifli okumalar.

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Kara Kaplan Lebip Elmas

Lebip Elmas 1932’den 1945 yılına kadar bazı fasılalarla Fenerbahçe takımında sol açık, sol iç, sol haf ve daha ziyade sol bek mevkilerinde yer almış eski bir şöhretimizdir. Futbol oynadığı sıralarda milli maç yapılmadığı için -Esat ve Taka Naci gibi- milli olamayan Lebip, müteaddit defalar muhtelit takımlarda yer almıştı.

Arkadaşları arasında “Lehet” diye çağrılan Lebip’e seyirciler canlı ve girgin oyunu yüzünden “karakaplan” ismini takmışlardı. Halen 44 yaşında olan Elmas, Denizcilik Bankası Liman İşletmesi Haydarpaşa Kara Baş Puantörü bulunmakta, kulübün de uzun zamandan beri stad amirliğini yapmaktadır.

Galatasaraylılar Bizimle Alay Ediyordu

Uzun spor hayatımda bir çok mühim maçlarım oldu. Fakat bunların içinde bir tanesi var ki hâlâ aynı kuvvetle üzerimde tesir icra etmektedir.

Zannedersem 1943 senesi Mayıs ayındaydı. Maarif Kupası deplasman maçları için İzmir’e gitmiştik. Gene Galatasaray’la beraber seyahat ediyorduk. Ben o esnada kadronun yedeği bile bulunmuyordum ve yolculuğa Ali Muhittin Hacı Bekir’in parasıyla, mahzun olmamam için alınmıştım.

Galatasaraylılar İzmir’de iki galibiyet almışlar, bizim takıma fena bir talih; bir beraberlik ve bir mağlubiyet nasip olmuştu. İzmir’de son gece üzgün bir şekilde Deniz Gazinosu’na gitmiştik. Hepimiz yaşlı gözlerle üzüntümüzü azaltmaya çalışıyor, birbirimizi teselli ediyorduk. Gazinonun müzisyenleri bir hafta sonra Caddebostan’a geleceklerdi. Aynı gazinoda bulunan Galatasaraylılar –onlar fena netice aldığı zaman bizlerin sessiz sedasız kalmasına mukabil bizimle alay ediyorlar- haftaya yapılacak maçta Fenerbahçe’yi rahat yeneceklerini ve Caddebostan’da da eğleneceklerini söylüyorlardı. Bu hepimizi hırslandırmış, İstanbul’daki maçın saatini sabırsızlıkla beklememize yol açmıştı.

Bu Formayla Dalga Geçilmez

Bandırma’da idareciler bana, Galatasaray’a karşı oynayacağımı, ona göre hazırlanmamı söylediler.

Maçtan önce Hacı Bekir bizleri topladı ve “Vaziyeti gördünüz. Namusumuzu temizlemeliyiz, söz veriyor musunuz?” dedi. Hep bir ağızdan “Söz veriyoruz” cevabını verdik. İşte o anda maçı kazanmıştık. Zira aynı his ve imanla dolmuştuk.

Oyun pek çetin geçti.

Cihat, Murat, Lebip, Boncuk Ömer, K.Halil, Esat, Fikret, Naci, Melih, Müzdat, Halit tertibindeki kadromuz maçın üçüncü dakikasında Naci’nin attığı nefis golle sahadan 1-0 galip ayrıldı. Maçtan sonra Cihat’la kucaklaşırken futbol sahasında üçüncü defa kırılan burnumdan akan kanlar kaptanın yüzünü kıpkırmızı yapmıştı. Bu defa da ağlıyorduk, amma sebep sevinçti.

Bu suretle Maarif Kupası şampiyonu olmuştuk. Fakat esas mühim olan takım arkadaşlarının birbirine bağlılığı ve sahada elimizden geldiği kadar yardımlaşmamızdı. O günkü renk aşkını, o maçtaki şahlanmamızı el’an unutamam.

Lebip Elmas

Bir Cevap Yazın