Halit Deringör’den Hayal ve Hakikat

Halit Deringör'den Hayal ve Hakikat

Eski devir futbolcularının eli (bugünkülerin aksine) iyi kalem tutardı. Futboldan büyük paralar kazanamadıkları için, başka işlerde de çalışmak zorundaydılar. Bunun için de tahsillerini mümkün olduğunda ilerletmeleri gerekirdi. Bir önceki yazıda Zeki Rıza Sporel’i okumuştunuz. Şimdi de birkaç kuşak sonranın değerli bir golcüsünü, belki de Fenerbahçe ve Türk spor tarihinin en uzun süre gazete mesaisi yapan futbolcusunu okuyacaksınız. 9 Kasım 1964 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Halit Deringör’den Hayal ve Hakikat başlıklı bir yazı yayınlandı. Bu onun ilk yazısıydı. Sonrasında neredeyse yarım asır boyunca, çağının ilerisinde bir Fenerbahçe’yi tutkuyla arzulayan kalemi hiç durmadı. Nur içinde yatsın…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Hayal ve Hakikat

Başlamak; bu kelime her zaman bir hayal, bir ideal, ümit taşıdığı için sempatiktir. Netice : başlamak kelimesinde taşıdığı düşüncelere uyarsa insan kendini mutlu sayar. Ben de bugün yazı yazmaya başlıyorum. Bu başlama tarzı hayali hadiselerden ziyade objektif hadiseleri taşıması bakımından değişiktir.

Şöyle bir düşünerek futbolcu ve yöneticilik envanterimi yaptım. Küçükken güneşli bir havada Fenerbahçe’nin bir maçını seyretmek üzere Fenerbahçe Stadı’na koşmuştum. O günkü stad duvarları ve pırıl pırıl formalarla sahaya fırlayan sarı kanaryalar bana o kadar büyük gelmişlerdi ki; o günden sonra hasta bir Fenerbahçeli oldum. Zamanla bu atmosfere ben de girdim. Ne stadın duvarlarının çok yüksek, ne futbolcuları insan üstü bir varlık olmadıklarını gördüm. Benim çok büyük gördüğüm şeyler küçülmeye başlamıştı. Haddizatında her şey aynı büyüklükte fakat çocukluk hayalleri büyüktü. O zamanki yöneticiler de gözümde o kadar büyüktü ki, kendimizi adeta Güliver cüceler ülkesinde zannederdik. Sonradan mübalağalı görüşlerimizin çocukluk hayallerinin genişliğinden ileri geldiğini anladım.

Seneler sonra ben de futbol yöneticisi oldum.

Bir cemiyetin yükselebilmesi için o cemiyetin prensipler üzerine kurulması, bir sistem içinde çalışması, içinde fikir özgürlüğü olması lazım geldiğini tahayyül ederdim. Hakikatte bunların da hayalden ibaret olduğunu öğrendim.

Son senelerde futbolumuzun yükseldiğini, Avrupa çapında bir futbol oynadığımızı terennüm eder, kötü bir oyunla kazandığımız maçları göklere çıkarıp övünürdük. Avrupa’dan gelen isimsiz bir takımın anlaşmalı bir oyun oynadığını gördüğümüz zaman yukarıdaki görüşümüzün de bir hayal olduğunu anlardık.

Hayal, hayal; artık Türk yöneticileri ve teknik adamları, kulüpleri ve futbolumuzu prensipler üzerine oturtarak sistemli olarak çalışmalı. Böyle idare tarzları ve böyle futbol ile öğünmek buz üzerine yazı yazmaya benzer.

Halit Deringör‘den Hayal ve Hakikat (9 Kasım 1964 – Cumhuriyet Gazetesi)

Bir Cevap Yazın