10 Numara

1991 yılında Fenerbahçe’de bir “10 Numara” krizi çıktı. Formayı Oğuz Çetin mi giyecekti, yoksa Tanju Çolak mı? İslam Çupi, yine kaleminden kan damlatarak bu konuya eğilmiş. 28 Temmuz 1991 tarihli Milliyet gazetesinden…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


10 Numara

Fenerbahçe mevsim başında çalışma disiplinini, futbola ait şampiyonluk aşkını, yeni kadronun işe tam attığı halatla, liste başı tuttu ya… Mutlak barış, uyum ve bütün futbol olaylarına sağlam mantık gözlükleri ile bakılmaya başlandı ya…

İnsanlar ne zaman uslansa Fenerbahçe’de, bu sefer formalar hırçınlaşıp, biribirlerini yemeye başlıyorlar.

Sonbahar forma vitrinini gördünüz mü?

“10 numarayı kim giyecek?”

Kulüp başkanından malzemecisine, sokaktaki ya da kundaktaki Fenerbahçelilerden cep ve el feneri sahibi olan ne kadar kul varsa, hepsi bu sezonun köz ateşine düşmüş, 200 derece santigratta yanıp duruyorlar.

Türkiye’de, enflasyon pahalılık işsizlik gelir dağılımındaki bozukluk, genel insanları genel bir bunalıma sürüklerken, 20 milyon Fenerbahçeli için şimdi gırtlakları masajlayacak bir münafık bulundu…

Kim?

“10 numaralı formayı kim giyecek?…”

Temmuz güneşi iklim uzmanlarına göre, insanın derisini en iyi yakan ısıdır. Ama bazılarının beynini karartabileceğini bu forma kavgası sebebi ile yeni yeni öğreniyoruz.

85 yıllık Fenerbahçe’de hiçbir dönem trikotajdan olma bir savaş çıkmadı. Ne Zeki Rıza, ne Büyük Fikret, ne Cihat, Esat, Küçük Fikret, Can, Basri, ne erişilmez Lefter, bu takımda özel forma değil, Fenerbahçe formasını giydi.

Fenerbahçe’de forma rakamlandığı için değil, Fenerbahçe’nin forması olduğu için büyüktür.

Aritmetik bir değer ve saygınlığı yoktur, Fenerbahçe formasının… Sırtı ister numarasız olsun, ister “bir”den “elli”ye kadar rakamlanmış bulunsun, her soyunma odasına asılan sarı-lacivertli kıyafet, para ve itibar kıstaslarına girmeyen, manevi zenginliği eş değerde bir büyük futbolcu üniformasıdır.

Oğuz ve Tanju gibi futbolda rakamsal bakış gözlüklerini çoktan atmış iki süper oyuncuyu, bu yıl Fenerbahçe’nin muhtemel şampiyonluklarında kesintisiz başrol oynayacak bu iki süper starı sanırsınız ki bu forma kavgasının en yangınlı yerine, Fenerbahçe’nin futbolda tekrar hegemonya olmasını istemeyen dış güçler getirmiş.

Öyle olsa, saygı duyarız. Kalemden dönenin kağıdı yırtılsın…

Ama takımın en önemli iki ustasının bir mevsim boyu sürecek biribirine duyacağı sevecenlik ve aşkı en hayati damarlardan kesmeye hazırlananlar dıştakiler değil, bizzat yönetim koltuklarında oturan Fenerbahçeliler…

Beyler… Vakko’nun Beymen’in vitrinine -parasını kendi cebinizden ödeyeceğiniz için- istediğiniz kadar bakıp istediğiniz formayı dilediğiniz rakamla birlikte satın alınız.

Fakat lütfen saha içinde futbol oynayacak Fenerbahçe takımının kıyafetine karışmayın.

Sistem ne olacak, defans ve ofans incelikleri hangi eskizle çizecek, sanatçılar ve askerler hangi cephede mevzilenip hangi numaralı bazuka kıyafetlerini giyecekler, bırakın da Fenerbahçe’nin teknik heyeti tespit etsin.

Zahmet olmuyorsa, tabii…

İslam Çupi / 28 Temmuz 1991 – Milliyet Gazetesi (10 Numara)

Bir Cevap Yazın