Fenerbahçe’nin On Bir Sermayedarı

Fenerbahçe'nin On Bir Sermayedarı

Fenerbahçe’nin kurucu kadrolarında yer alan Nasuhi Baydar, Öz Fenerbahçe dergisinde yazdığı yazılardan birinde Fenerbahçe’nin ilk lokaline kavuşma hikayesini ve bu hikayeyi gerçekleştiren Fenerbahçe’nin on bir sermayedarı yazmış. Keyifli okumalar…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Fenerbahçe’nin On Bir Sermayedarı

Fertlerin birbirinden ayrı yaşamalarına hususi bir dikkat sarfolunup bir araya gelmelerinin hatta -resmî surette- yasak edildiği bir devir sonunda spor kulübü kurmak bir ihtiyaçtı, amma bugün tasavvur edilemeyecek kadar güçtü.

İlk önce memlekette böyle bir görenek ve sonra spor kulübü kurucusu gençlerin bu işe yetecek paraları yoktu. Bu gibi sebeplerle “Fenerbahçe Spor Kulübü” birkaç sene, yersiz ve yurtsuz, toplanma yeri manasına gelen klüp’lüğü de lafta kaldı.

Beş kuruş aylık taaahütlerimizin tutarile top satın alarak maçlarımızı yapar, toplantılarımıza da misafir odalarımızı tahsis ederdik. Arkadaşlardan birine ait olduğu halde hemen her gece evden eve taşındığı için müşterek malımız hale gelen bir semaverimiz vardı. Örfane ile şeker ve gevrek tedarik eder, semaveri yakar, o buram buram tüterken etrafına dizilir, hülyalara dalardık. Tek emelimiz bir sandal sahibi olmaktı; sandalda kürek çekecek, sandaldan denize girecek, sandalla gezecektik. İstediğimiz gibi elden düşme bir sandal ise üç-dört liradan aşağı değildi.

Kulüp azası birer mecidiye verirlerse bu parayı bir araya getirebileceğimizi hesap ederek teşebbüse giriştik; lakin on bir mecidiyede dama dedik. Ancak imkansızlık karşısında, parayı sahiplerine geri vermeyip hususi bir hesap da tutarak daha iyi günleri bekledik.

O sırada Union Club – İttihat Kulübü (şimdiki Fenerbahçe Stadı, fakat tahtaperde ve yalnız ortada iki yanı kısa tribünlü ahşap binasile) inşa edilmiş, futbol lig maçlarına açılmıştı. Semaver başında hayal kurarken, bu yeni tesisten kulübümüzü faydalandıramaz mıyız? denildi. Sordular:

  • Ne düşünüyorsunuz?

Cevap verildi:

  • Büyük bir kalabalığı celbedecek, mesela bir spor bayramı tertip ederek; öyle bir bayram ki, bunda şimdi İstanbul’da yapılan her spor temsil edilsin; bisiklet, motosiklet yarışları, koşular, cimkanalar, kısa müddetli futbol turnuvaları, atışlar, atlamalardan maada çocuklarla genç kızların yapabilecekleri beden terbiyesi hareketleri, vesaire…
  • Sermaye lazım, denildi.
  • On bir mecidiyemiz var ya!

Büyük Servet

Kollar sıvandı, çalışıldı, uğraşıldı. Umulmadık bir netice alındı : Bütün masraflar ödendikten sonra elimize otuz üç altın lira geçti. Büyük servet!

Fenerbahçe’nin Altıyol ağzındaki ilk lokali bu para ile kiralandı, bu para ile döşendi, yeri ve yurdu belli bir kulüp olarak gelişmesi bu para ile temin edildi.

On bir küçük sermayedarın (!) el ele vermeleriledir ki kırk yıllık varlığının ilk ve en kuvvetli hamlesi mümkün olmuştur.

İdealler ancak icat fikri, dayanışma, birbirine güvenle gerçekleştirilebilirler. Para bu manevi kuvvetlerin daima bulunabilen naçiz bir vasıtasından ibarettir. Fenerbahçe’nin tarihinde bu on bir kişiyi, bu düşünce ile, sporun unutulmaz simalarından on biri olarak anabiliriz. İsimlerine ne hacet. Meçhul askerin adını kim biliyor?

Nasuhi Esat Baydar / Fenerbahçe’nin On Bir Sermayedarı

Bir Cevap Yazın