İbrahim İskeçe

İbrahim İskeçe

Fenerbahçe’nin dört sene üst üste Türkiye Şampiyonu olan efsane kadrosunun golcülerinden biriydi, İbrahim İskeçe… 1997 yılında vefat ettikten iki gün sonra, 23 Temmuz 1997’de takım arkadaşı Halit Deringör, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde onu yazdı. İkisi de nur içinde yatsın.

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


İbrahim İskeçe

1941 yıllarının Fenerbahçe’sinden sağ açık Küçük Fikret, saç iç İbrahim İskeçe ve ben kaldım… O yılların tüm yıldızları, teker teker sönüp kaydılar… Evvelsi gün de sağ iç İbrahim İskeçe de onlara katıldı… Küçük Fikret ile ben kaldım.. Hangimiz perdeyi kapatacak bilemiyorum.

Hepsinin arkasından da yazmak bana düşüyor. Sonuçta; herhalde bizim için de yazacak biri olacak!

İskeçe, 1938 yıllarında, Yunanistan’da sınav kazanıp değiştirme usulü ile Haydarpaşa Lisesi’ne gelmişti. Gerçekten, çok zeki ve çalışkandı. Her zaman okulda derece alır ve bu suretle de yatılı okuma hakkını elde ederdi.

Liseyi bitirdiği günlerde bir Fenerbahçe-Beyoğluspor takımı ile özel bir maç sırasında İskeçe’yi izleyen rahmetli Başbakan Saracoğlu çok beğenmişti. Ancak İskeçe’nin lisanslı olması için Türk vatandaşlığına geçmesi gerekiyordu. Ertesi gün rahmetli Başbakan Saracoğlu yarım saat içinde Bakanlar Kurulu kararı ile İskeçe’yi Türk vatandaşlığına geçiriyor. İskeçe de lisanslı olarak ilk adımını atıyor.

İskeçe’nin, Fenerbahçe’deki futbol yaşamı 1941’den 1948 yılına kadar devam ediyor. Bu süre içinde 124 maç oynuyor ve de 61 gol atıyor. İnce, zarif, titiz ve teknik bir futbolcuydu. Futbol için estetik bir fiziği vardı.

Futboldan daha önemlisi de bu süre içinde okuyup tıp doktoru olmasıdır. Ankara Numune ve Şişli Etfal Hastanesi’nde hocalık yaparak da ülkemize birçok doktorun yetişmesine neden olmuştur. Şişli Etfal Hastanesi’nde bir kliniğe İbrahim İskeçe ismi de verilmiştir.

Federasyon Başkanlığı

İskeçe, 1980 önceleri iki kez Federasyon Başkanlığı yaptı. Birincisinde ben de onun danışmanı olmuştum. Birlikte çalışmıştık. Bir Altay-Fenerbahçe tartışmalı maçı sonrası, Fenerbahçe’ye 2 maç saha kapatma cezası vermiştik de İbrahim, karar sonrası, yandaki odaya girip gözyaşlarını tutamayıp ağlamıştı. Bunu hiç unutmam.

İskeçe daha sonraları, birkaç kez de Fenerbahçe Başkanlığı’na aday gösterilmişse de kendi arzusuyla adaylıktan çekilmişti. Fenerbahçe Divan Kurulu ve Onur Kurulu üyesiydi.

Son günlerde, gücü kaybolmuş ve omuzları düşmüş, konuşmakta zorluk çekiyor. “Neyin var?” diye sorduğumda “Hastayım” demişti. “O halde kendini bir hekime göster” deyince güldü. “Gösterdim, hiçbir şey yok. ‘Beyninde ufak bir noktacık var’ dediler”

“Görkemli İbrahim’e ne olur ki bu noktacık” deyip, moralini düzeltmek istedim.

İşte İbrahim İskeçe’den geride kalan onurlu bir yaşam… Ne yazık ki okul ve takım arkadaşımın son yolculuğunda bulunamadım ve bu acı haberi seyahat dönüşü okuduğum bir gazeteden öğrendim. Ruhu şad olsun.

Halit Deringör / 23 Temmuz 1997 – Cumhuriyet Gazetesi (İbrahim İskeçe)

Bir Cevap Yazın