Zeki Fenerbahçe İçin Hayatını Feda Ederdi

Zeki Fenerbahçe İçin Hayatını Feda Ederdi

Bedri Gürsoy yazmaya, Tuncay Yavuz da onun yazdıklarını aktarmaya devam ediyor. Bu kıymetli yazı koleksiyonunda sıra Fenerbahçe’nin en büyük golcüsü Zeki Rıza Sporel’de. Yazısının sonunda Bedri Bey takım arkadaşı için “Zeki Fenerbahçe için hayatını feda ederdi” demiş. Evet, öyle bir kadroydu ki şüphesiz hepsi aynısını yapardı. Keyifli okumalar…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Türkiye’de Futbolun İlerlemesinde Mühim Rolü Olan Zeki

Ben, bu cidden kıymetli futbolcumuzun spor hayatını ikiye bölmek mecburiyetindeyim. Hatta ismini bile. Birincisi sadece futbolcu Zeki. İkincisi hem futbolcu hem de Milli Spor Mağazası sahibi tüccar Bay Zeki Rıza. Ben burada hem futbolcu, hem de Milli Spor Mağazası sahibi Bay Zeki Rıza’dan pek az bahsettikten sonra asıl Zeki’yi, benim çok takdir ettiğim Fenerbahçe’nin gözbebeği Zeki’yi anlatacağım.

Milli Spor mağazası sahibi ve futbolcu Bay Zeki Rıza. Yaşını başını almış, olgun bir sporcu. İhtimal ticarete fazla ehemmiyet verip, o yolda çok didişip yorulduğundan olacak, eski oyununu kaybediyor. Yaşlanıyor, ağırlaşıyor. Bir buçuk saatlik oyunda nefesi zor yetişiyor. Buna rağmen futbolu bir türlü bırakmıyor. O tam bir sporcu, spora aşık tecrübeli bir kurt olmuştur. Nasıl bırakabilir ki? Artık tekniği çok kuvvetlidir. Onun o müstesna oyunlarına şimdi bir de uzun tecrübelerden doğan idare ve bilgi kabiliyeti katılıyor. Sahada binbir düşünceyle hesaplı bir şekilde oyun oynayan bir futbol kralı oluyor.

Sporda terbiye, tahsil, seciye, irade kudreti, metanet, hatta asalet bile aranılır. Zeka ise en başta lazımdır. İşte Bay Zeki Rıza çok zekidir. İşini iyi bilir. Ne zaman paslaşacağını ve kime şut çekeceğini, nasıl kombinezon kuracağını, ne yolda çarpacağını, ani olarak estirip plan çizmek ancak bu kıymetli ve tecrübeli oyuncuya mahsustur.

Bay Zeki Rıza’nın çok ince oyunları vardır. Maçlarda mühim rol oynar, kurnazlığı ile müdafileri atlatmasını yerinde ve zamanında yapar.

Yanındaki oyuncıların inkar kabul etmez yardımları ile merkez muhacimden birden ileri, seri bir atılganlıkla fırlamak, sonra birden arkasına hiç bakmadan arkadaşlarına (tayın) vurmak, geri pası vermek ve belli bile etmeden sıyrılıp kaleye doğru tam bir çalımla koşmak, her babayiğitin harcı da değildir.

Gelelim Tam Zeki’ye.

Zeki. Türkiye’de futbolun ilerlemesinde mühim rolü vardır. Senelerce Fenerbahçe’nin ve Milli Takım’ımızın kaptalığını yapmıştır. Yirmiye yakın enternasyonel maçlarda oynamıştır. Küçük yaştan beri Fenerbahçe’nin aşığıdır. Sarı Lacivert için sahada canla başla oyun oynar, ince ve nazik bir oyuncudur. Hasım oyuncusuna kasten bir defa bile vurduğu görülmemiştir. Çok seri koşar, teknik oyunu ile meşhurdur. Çok çeviktir. Pasları – Sabih ve Refik müstesna – hiçbir oyuncumuzda yoktur. Hesaplı, ölçülü değildir. Yanındaki oyuncuların ve oyun tarzının esasını çabuk kavrar. Oyunun cerayanını iyi görür. Yanındaki oyuncuların hangisine ne zaman pas vereceğini ani olarak tayin eder, emin bir şekilde ve ileri paslar yapar.

Teknik şutlar hem çok sıkıdır hem de çok hesaplıdır. O kadar ki oyununu bildiği kalecilerin şutu tutmak noktasından kuvvetsiz yerlerini bulup bilerek şutlar çeker. Mesela bir kaleci, hasım kalecisi sağ plonjonları mı zayıf? Şutu ekseriya o tarafa nişanlar. Havadan tutması mı zayıf? Topu havadan sokar. Velhasıl Zeki şutlarında köşe ve zaviyeler buluşları şayanı hayrettir.

Demarke olması zayıftır. Deplasmanı azdır. Oyunlarda maneviyatı pek kuvvetli değildir.

Zeki gol fırsatlarını ekseriyetle kaçırmaz. Bundan dolayı Türkiye’de gol rekoru yapmıştır. Sağ ve sol ayaklarını istediği gibi mükemmel kullanır. Yanındaki oyuncuyu iyii oynatır. En münasip zamanda  gol yaptırıcı paslar verir.

Zeki’nin topa havaya sıçrayışları, kornerden gelen topla beraber kaleye atılması, kafa vuruşları mükemmeldir. Yerinde ve zamanında maçına göre çalım yapar. Zeki’nin açıklara pasları meşhurdur.

Bu kadar sene sol açık oynadım, hiçbir merkez muhacim görmedim ki Zeki gibi temiz pas yollasın.  Açıkların süratleri ile topun avut çizgisini geçmek ihtimalini o kadar ince hesaplayıp dikine pas verir ki! Çok defa seyirciler açığın boş yere koştuğuna kanidirler. Ve pas kaçtı diye “ah!” diye bağırırlar. Halbuki bir pası veren Zeki, bir de koşan açık o topu çizgi üstünde yakalanacağını hesaplamıştır.

Şutları

Zeki’nin (vole) top yere inmeden şutları harikadır. Bu şekilde kalenin köşeelerini çok az merkez muhacimlere nasip olan bir muvaffakiyetle bulur. Sağdan soldan gelen pasları iyi kullanır. Haf beklerle paslaşır, vücut çalımı yapar. Zeki’nin uzak ceza vuruşları cidden çok tehlikelidir. Bu şekilde parmağımızı ağzımızda bırakan enfes goller atmıştır. Hiç unutmam, Finlandiya’da ta uzaktan, kırk yardadan, bu şekilde bir gol sokmuştur. Zavallı Finlandiya kalecisi yere çöküp ağzı açık, afal afal topun köşeden girişini seyretmiştir. Çok ince, çok görüşlü bir futbolcudur. Bu gözbebeği kıymetli futbolcumuzun yeri ticaret hayatına atıldıktan sonra tamamiyle boş kalmıştır. Maateessüf Bay Zeki Rıza, bu kulübü için hayatını feda etmeye amade tam amatör Zeki’nin yerini dolduramamıştır.

Türkiye’de Zeki gibi bir merkez muhacim yetişmemiştir. Daha senelerce yetişemez bu gidişle.

Bedri Gürsoy / Zeki Fenerbahçe İçin Hayatını Feda Ederdi – 22 Ağustos 1940 – Haber – Akşam Postası Gazetesi

Bir Cevap Yazın