Biz Deliler Gibi Fenerliyiz

Biz Deliler Gibi Fenerliyiz

10 Mayıs 1985 tarihli Milliyet gazetesinde İslam Çupi almış yanına Ateşböceği Ercan ile Öztürk Serengil’i… Ve adeta “Biz Deliler Gibi Fenerliyiz” başlığının altında, hep beraber şov yapmışlar. Keyifle okuyacaksınız.

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Biz Deliler Gibi Fenerliyiz

Bu milleti yıllar yılı “kasık basuru” yapan iki büyük komik, pardon komedyen Ateşböceği Ercan’la Öztürk Serengil’i bir yuvarlak masada, iki omzumun yanına aldım.

Ercan sol tarafıma park ettiği için solcu, Öztürk sağ tarafıma çöreklendiği için sağcı mı oldu?..

Yazının burasına gelince kızılca kıyamet geldi. Ercan, “Ben hayatımda sol elle aşk mektubu bile yazmadım” demez mi? Ercan der de, Öztürk susar mı?.. “Ben de hayatımda yataktan sağ tarafıma yuvarlanarak hiç kalkmadım…

İkisine de sordum… “Aşkınız?..

Eh, İstanbul Kız Lisesi önünde değiliz, Yeşilçam’ın cümbüşünde değiliz, bir film setinde hiç değiliz, ya neredeyiz? Milliyet Spor Servisi’ndeyiz.

Spor Servisi’ndeki Öztürk ve Ercan -zeka yaşları gür ömürlü olsun- Spor Servisi’nde olduklarını hemen çaktıkları için Ayşe, Fatma, Feride demediler, “Fenerbahçe” dediler…

Ben” diye başladı Öztürk, “Bugünkü yöneticilerden bazıları süt kuzusu bile değilken, ben Boks Şubesi’nin yöneticisi idim…

  • Cepten para verdin mi?
  • Cepten para vermedim. Bizim terzi delikten huylandığı için, benim pantolonları cepsiz diker. Ama Kadıköy’de ne kadar cepli Fenerbahçeli erkek varsa, derhal hacamat… Benim Fenerbahçe’ye topladığım paraları, Sülün Osman 1000 yıl yaşasa idi toparlayamazdı…

Ercan, Öztürk gibi parasal bir erkek değil, platonik bir erkek… “Ben sandıktan çıkmadığım için, beni Bayülken topu bile deviremez. Ben 25 yıldır Fenerbahçe moral şubesinin yöneticisiyim… Benim kamplarda futbolculara verdiğim morali, ne dolar, ne mark verebilir…

İkisine birden bir soru sordum : “Fenerbahçe’yi ne kadar seviyorsunuz?

İkisi birden tek cevap verdi : “Deliler gibi…

Nasıl Fenerbahçeli Olduk?

İkisi de sünnet olmadan Fenerbahçeli olmuşlar… Öztürk’ün Giresun’da sınıf takımında kaleci oynarken lakabı Cihat’mış. Bir gün Giresun’a Öz Fenerbahçe dergisi gelmiş, sahte Cihat, gerçek Cihat’la tanışmış, gerçek Cihat’ın fotoğrafı kensilmiş, langırt duvara… Gerçek Cihat duvara yapışınca, Öztürk’e de Fenerbahçe sevgisi yapışmış.

Ercan mini midi iken Abdülvahit Turan karamelası satarmış. Satarken, birisini yiyeceği tutmuş, içinden Fenerbahçe takımının fotoğrafı çıkmış. “Bir takımın ancak bu kadar tatlı bir şekeri olur” demiş ve Ercan, o gün bu gün ağzının tadını hiç bozmamış….

İkisinin de Fenerbahçe aşkından sonra ikinci göz ağrıları Beşiktaş’mış. Ama ittifak bozulmuş. Beşiktaş NATO’da iken, Varşova Paktı’na kaçmış. Bozuklar… Öztürk hıncını söyledi : “Bu kere Beşiktaş’ı kanırta kanırta yenip şampiyon olacağız..

On yıldır maça gitmeyen Öztürk, böyle söylerken, 10 yıldır hiçbir maçı kaçırmayan Ercan, bu defaki Fenerbahçe maçını kaçıracak…

Ercan hasta Fenerbahçeli, Neco hasta Beşiktaşlı… Bu maçlarda her ikisinin tansiyonu, lipid ve kolestrolü tavana vuruyormuş. O gün otomobilleri ile ıssız bir dağda kontak kapatacaklarmış… Kendin pişir kendin ye vaziyetleri… Rakılama vaziyetleri… Tavlalama vaziyetleri… Maçın sonucunu gece öğreneceklermiş.. Ehlikeyf taraftar, bu ikiliye denir işte…

Eski Fenerli Trabzonspor Başkanı

10 yıldır maça gitmeyen Öztürk, iki yıl önce, Fenerbahçe’nin Trabzonspor’u 4-2 yendiği maça gitmiş. Yanında M.Ali Bey varmış… M.Ali Bey, hem Öztürk’ün büyük patronu, hem de Trabzonspor Başkanı… Hemen Öztürk’ün suratında bir Trabzonspor maskesi. Trabzon ilk golü yemiş, Öztürk profesyonel cenaze ağlayıcısı gibi perişen… Trabzon ikinci golü yemiş, Öztürk, ahlar-vahlar içinde bitap… Trabzon üçüncü golü yiyince Öztürk’te ne Trabzon maskesi kalmış, ne keder, ne gam… İnci Birol’un zillerini bulsa parmaklarına takıp tüm tribünü oynatacak. O anda patronuna bakacağı tutmuş, ne görse beğenirsiniz: Patron da bıyık altından devamlı tebessüm koyveriyor… İçinden şöyle geçirmiş Öztürk… “Patron da gülüyor. O da eski Fenerli, arada sırada Fenerliliğini hatırlamazsa rahat edemez…

İki komedyen, Milliyet Show’ın perdelerini şöyle çektiler…

Komedyenlik bizimle…
Futbol, Cemil’le…
Türk parası Özal’la…
Sizlere ömür öldü…

İslam Çupi / Biz Deliler Gibi Fenerliyiz (Milliyet Gazetesi – 10 Mayıs 1985)

Bir Cevap Yazın