Deniz’in Ummanı

Deniz'in Ummanı

30 yıl önce bugün Fenerbahçe (İslam Çupi‘nin deyimiyle) Galatasaray’ı “beklenmeyen beş çayı hatıralarına doğru yola çıkardı”… Ertesi gün Milliyet gazetesini alanlar, “Deniz’in Ummanı” başlığı altında üstadın doyumsuz kaleminden bu Galatasaray beşliğinin hikayesini okudular. Sıra sizde…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Bir Bayram Tarihi

Futboldaki Fenerbahçe kahramanlığı Galatasaray galibiyetine rastladığında kocaman olur ve de ölümsüzleşir…

Meşin yuvarlağı tutma işini yavaş yavaş elinin işi olmaktan çıkarmaya karar veren bir Yaşar’ın kaleciliğinin sonbaharında Galatasaray’ı açık farkla yenen Fenerbahçe’nin bir numaralı kahramanı olması, kendisine, çoluk çocuğuna anlatması 20 yıl sürecek bir büyük zenginlik bırakmaktadır.

Hep anlatacaktır Yaşar, bu birinci kahraman olduğu bu Galatasaray beşliğinin hikayesini… Mahalleliye anlatacaktır, kahvesini bu keyifle karıştıracaktır, hatıralarında Fenerbahçe’nin faziletleri söz konusu olduğu zaman dün ellerinde boğduğu Galatasaray’ı, bir bayram tarihi olarak anıp duracaktır, hep…

Ölümsüzleşen Hatıra

Maçın 21. dakikasında Fenerbahçe’yi sahada 10 kişi bırakıp saha dışına düşen Müjdat, kendi ile başlayıp kendi ile bitmeyen böyle bir zafere yaşadığı sürece, Fenerbahçeli kaldığı sürece, her geçen gün büyüyen hayranlıklar atacaktır.

“Fenerbahçe’nin 10 kişi ile Galatasaray’ı hezimete uğrattığı maç” Müjdat’ın hafızasında beyin buruşukluk yaşı ne olursa olsun, arkadaşlarının yarattığı bir inanılmaz zafer heybeti ile, takımının rekorlar kitabında özel bir sayfada ölümsüzleşip duracaktır.

Hakan, stobu bile acemilik haline gelmiş dünkü takımda, Fenerbahçe stilinin 50 yıldan beri yerleşmiş kılığını ve kıyafetini giydiği zaman tek adamın nasıl bir Sarı-Lacivertli bela olacağını gösterirken, belki bu ekibin tarihine rakibin on bir adamına tek başına kâfi gelmiş bir yeryüzü dışı yaratığın son temsilciliğini yapıyordu.

Mevsim başından beri Fenerbahçe’nin milyarlarca lira tutan transfer mallarına “hayali ithal” olarak bakan çoğunluk için dünkü oyun, Ercan’ın kendisini bu şüpheli yığından kurtarıp, Fenerbahçe futbolcusu olduğunu belgeliyordu.

Kurdeşen

Mustafa Denizli’nin eşofman altı ile bir kaleciden çok Galatasaray sarayına gelen köylü intibaı veren o son çocukla, defans dikkati ve özelliklerinin hiçbirini sırtlamamış o savunma ile kendi takımını koca umman olarak görmesi o kadar aceleciliğe getirilmiş bir röntgen cihazı ki…

Mustafa’nın, Tayfun’un, Rotariu’nun, Tanju’nun ve Uğur’un spor sayfalarının şeref köşelerine alınışı, bir mevsim sürecek lig iniş çıkışlarına bakılmaksızın bu elemanlar için yapılan altın borsasının Fenerbahçe maçı ile iflas ettiği, bir ibretli örnek olarak devamlı hatırlanmalıdır.

Kurdeşen tedavisi iyi yapılmadığı zaman “geçti” zannedildiği bir maçta Galatasaray taraftarını böyle kederlere boğar. Ve beklenmeyen beş çayı hatıralarına doğru yola çıkarır.

Kurdeşen fena illet anlaşılan…

5-2’yi Ne Edeceksin?

Dünkü maçı adil teraziye oturttuktan sonra, Fenerbahçe’yi de kazığa oturt…

Fenerbahçe’nin defans tedbirlerine çağ dışı de… Fenerbahçe savunmasına “90 dakika tek yorgansız gariban” de… Fenerbahçe’nin takım armonisine, takım gidip gelmelerine futbol adına ortaya konmuş en berbat gösteri de…

Fenerbahçe takımının 90 dakika tek akın için abone bilet almadığını öne sür… Galatasaray takımının oyunun bütününde rakibini aciz ve taciz ettiğini 10 sütunda iddia et… “Galatasaray açık farklı kaybetmezdi, bilakis açık farklı kazanırdı” gibi, Kadıköy’de askıya alacağın bir inadın iddianın sahibi ol… Galatasaray “mükemmel”, Fenerbahçe “ilkel” deyimini yazının son imzası olarak yap, istersen…

“5-2″yi ne edeceksin?

Ben ne söylesem boş, son sözü o söyledi, çünkü…

İslam Çupi / Milliyet Gazetesi – 12 Ağustos 1990 (Deniz’in Ummanı)


Not : İslam Çupi’nin yazılarının bulunduğu IslamCupi.org sitesine uğramadan geçmemenizi tavsiye ederiz.

Bir Cevap Yazın