Mahiru Akdağ

Mahiru Akdağ

Hayatı “Başka bir ülkede yaşıyor olsaydı” parantezine alınacak kadınlardan biriydi. Evet, başka bir ülkede olsa, kitabı yazılırdı. Takım arkadaşları gibi… Ve maalesef Mahiru Akdağ da gitti. En azından biz, onu Fenerbahçe tarihinde unutulmaz bir yere koyacağımıza söz veriyoruz. Huzurlarınızda takım kaptanı Ayten Salih tarafından yapılan 26 Mart 1956 tarihli bir röportajı ile Mahiru Akdağ…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Üniversite Yenilgisi

“Hakikatler hiçbir zaman doğru olarak kabul edilmez. Ya iltifat ya hakaret telakki edilir”

Yukarıdaki satırlar ne bir atasözüdür, ne de meşhur bir muharririn kaleminden çıkmıştır. Bu güzel vecize istikbalin avukatı ve şampiyon takımımızın III. pasörü olan Mahiru Akdağ’a aittir.

Voleybola orta I, baskete de II’de başlayan Mahiru’nun yukarıdaki vecizesinde de her şeyi olduğu gibi kabul eden, sporcu zihniyeti hakim. Maçlarda bilhassa soğukkanlılığıyla tanınmış olan bu moral yükseltici arkadaş hakikatte bilhassa oyuna çıkarken o kadar heyecanlanırmış ki başlayınca hiç heyecan kalmazmış…

  • Unutamadığın maç?
  • Üniversiteye yenilişimiz pek içime işlemişti. Aklıma geldikçe maçı boşu boşuna verdiğimiz için üzülüyorum. Sebep mi? Takımın moral noksanlığı. Yegane kusurumuz da bu zaten. Laf aramızda kaptanın o günkü kötü oyununu da ilave etmek lazım. (Şimdiye kadar röportajını yaptığım arkadaşlardan hiçbiri bu hakikati yüzüme karşı itiraf etmek cesaretini gösteremedi. Bu bakımdan da onu tebrik etmek isterim. Yalnız “Bu sözümü iltifat diye de kabul edebilirsin” dememeliydin yavrucuğum. Çünkü hakikatleri iltifat veya hakaret diye kabullenmek senin meşhur vecizene de uymaz…)

Maç Alışkanlıkları

  • Maça girerken, oynarken ve maçtan sonra ne düşünürsün?
  • Girerken heyecandan bir şey düşünmem, oynarken mümkün olduğu kadar faydalı olmayı, elimdeki pasları en iyi şekilde kullanmayı ve arkadaşların maneviyatını yükseltmeyi, (İtiraf etmem lazım ki bu bakımdan Mahiru en çok bana faydalı oluyor) maç sonunda neşeli isem o an hiçbir şey düşünemem, mağlupsak söylene söylene çıkarım.

Boş vakitlerinde sinemaya giden ve kitap okuyan Mahiru bilhassa Maxim Gorki’nin hayranı. Daha sonra Emil Zola, Panait Istrati ve Pearle Buck isimlerini sıralıyor. Şairlerden Yahya Kemal bir tanedir diyor. Cumhuriyet gazetesini ve bilhassa siyasi makaleleri pek dikkatle takip eder. Kadın artistlerden yalnız bir tanesini (Susan Hayward) erkeklerden ise o kadar çok beğendiğim var ki hangisini söyleyeyim diyor : James Mason, Jeff Chandler, Humphrey Bogard…

  • Müzikle aran nasıl?
  • Severim ama pek anlamam. Caz müziğinden hoşlanırım tabii. (Hangi genç hoşlanmıyor ki?..)
  • En beğendiğin yemek?
  • Çerkez tavuğu… Ağzıma layık! (Acaba Çerkezlik var mı?!)

Gri tondaki renkleri sevdiği halde evde hep frapan giymekten hoşlanırmış. Hülya kurmaya bayılırmış. Doğruluğu pek sever, yalancılara, kendini beğenmişlere, şöhretten şımaranlara çok kızarmış.

İdealler

  • İdealin ne?
  • Her bakımdan mükemmel bir insan olmak. Sporda ise millî formayı giyebilmek ama benim için bu pek kolay olmasa gerek… (Bu kadar tevazu da fazla canım…)

Beğendiği sporcular : Ümran, Lale, Sevim (tabii başta o da takım arkadaşlarını sıralıyor.) Can, Yılmaz, Granit, Erdal. Futbol maçlarını yakından takip eden Mahiru Fenerbahçe’nin mağlubiyetine o kadar üzülüyor ki… Geçen gün benim önümde Niyazi’yi müthiş bir haşladı. Altay mağlubiyetinin kızgınlığı hâlâ devam ediyor olmalı ki (Lefter hariç hiçbirini beğenmiyorum) diyor. Halbuki kaç kere ağzından “Bayılıyorum şu Basri’ye, Şükrü’ye… vs.” dediğini işittim. (Baygınlığının ilelebet devam etmesini temenni ederim!. İyi bir temenni değil senin için ama Fenerbahçe için razı olursun herhalde…)

  • Evlilik hanımlarda, spora manî midir?
  • Bence değil ama, erkeklerin fikrini bilmiyorum…
  • Mesela müstakbel eniştemizi (!) bu hususta zorlar mısın?
  • Aile içinde herkesin zevklerinden biraz fedakarlık etmesi lazım geldiği kanaatindeyim…

Ayrılırken ben sormadan “Hayatta en zor şey gazetecilere (!) cevap vermekmiş” diye ilave etti. Baktım, yanakları kızarmıştı hakikaten. En binlerce kişinin karşısına çıkmak sahaya çıkmaktan kolay olmasa gerek!..

Ayten Salih / 26 Mart 1956 – Mahiru Akdağ ile Röportaj


Not : “Fenerbahçe’nin Şampiyon Kızları” albümüne bu linkten ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın