Deringör Ailesi

Halit Deringör

1948’de yayın hayatına başlayan (“Sarı Kanarya” Cihat Arman yönetimindeki) Öz Fenerbahçe dergisinin Fenerbahçe kültür hayatına kattıkları saymakla bitmez. Bu defa Halit Kıvanç‘ın köşesine konu olan isim, eşi ve ilk kızıyla Halit Deringör… Yakın zamanda kısa aralıklarla kaybettiğimiz Deringör ailesi büyükleri, 1951 yılından ekranlarımıza konuk oluyor. Yerleri dolmayacak bu kıymetli insanları saygıyla anıyoruz.

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Halit Deringör

Telefonda : “Kimsiniz?” sualine : “Buyurun efendim, ben Halit” diyecek olsam, hemen takdir ve tebrikler başlar :

  • Aman, Halit Bey günkü golünüz ne kadar nefisti…”

Hoş bir benzeyiş… Önce gülüp, sonra da doğrusunu izah edip geçerim.

Fakat beri yanda bizim sol açık adaşı da yolda çevirip “Halit Bey, dünkü yazınız…” diyenler çokmuş meğer…

Haydi beni futbolcu, futbolcu adaşımı da muharrir zannetmeleri pek tehlikeli değil amma; beni evli, onu da bekar zannetmeleri hiç işime gelmiyor doğrusu…

İşte bu röportajımsı yazıda, yahut yazımsı röportajda biraz da böyle bir vecibeden kurtulmak niyetindeyim.

Uzun yıllardır Sarı-Lacivertli takımın sol kanadını dolduran değerli futbolcumuz Halit Deringör’ün Kadıköy’deki evinde, hasbıhalle mülakat arası bir konuşmadayız. Sevimli bir minimininin neşe doldurduğu odada Halit ve ailesiyle futbol ve Fenerbahçe mevzularında sohbet ediyoruz.

Halit’i evinde her köşenin müstesna bir zevkle döşenmiş olduğu hemen göze çarpıyor. Her noktada ince ve kültürlü bir ev kadınının hususiyetleri belirmiş vaziyette..

Süt kardeşi, takım kardeşi, hasılı her manada birbirinin tamamlayıcısı olan Müzdat gibi Halit de tam manasıyla mazbut bir aile babasıdır. Eşi Rûhvenaz aynı zamanda Edebiyat Fakültesi mezunu olduğu kadar müşfik bir annedir de… On dört aylık şirin Gülderen ise Deringör ailesinin baş saadet kaynağını teşkil ediyor.

Rûhvenaz Deringör

Rûhvenaz Deringör Sarı-Lacivert renklere karşı duyduğu aşkın çok eski ve derin olduğunu ifade ederek : “Fenerbahçe takımını seyrederken hissettiğim heyecan cidden muazzam olur” diyor.

  • Maça gider misiniz?
  • Eskiden muntazam giderdim. Fakat şimdi pek mümkün olmuyor. Radyo ile telafiye çalışıyorum. Bittabii bu daha büyük heyecan veriyor. İnsan görmeyince daha çok sinirleniyor.
  • Ya maçta bağıranlara ne dersiniz?
  • Samimi söylüyorum, maça gittim miydi, etrafın bağırışlarını hiç duymam. Hissettiğim heyecanın tesiri, ileri geri feryatları bastırır ki, buna da fazlasile memnunum.
  • Halit’in spor hayatındaki vakalardan sizde en çok tesir bırakmış olan?
  • İlk defa burnundan sakatlanmasıdır. Hadise cereyan ederken ben de tribündeydim. Hatta feci kaza çok yakınımda oldu. Bu bakımdan o acı günü hiçbir zaman unutmam.
  • Eşinizin futbolcu oluşuna memnun musunuz?
  • Fazlasiyle… Fakat futbolcu oluşundan çok Fenerbahçeli oluşuyla iftihar ettiğimi de söylemeliyim.

Halit söze karışarak:

  • Azizim, diyor, benim hayatımda en tesir bırakan hadise de, mahut 1948 Olimpiyatlarıdır. Hatırlarsın, bir ay kampta kaldıktan sonra bazı işgüzar idareciler yüzünden kamptan çıkarılmıştım. Milli formayı giyen bir sporcu olarak bu hadiseyi her zaman teessürle anarım..

Gülderen Deringör

Rûhvenaz ve Halit Deringör’lerle konuşmayı daha fazla ilerletmeye imkan yok. Küçük Gülderen Deringör mütemadiyen : “Yalnız onlar mı var? Asıl Fenerbahçeliyi görmüyorsun!” gibilerinden etrafımızda dolaşıyor. Birden hepimizi hayret ve memnuniyette bırakan bir sahne yaratmaz mı? Sigara sehpasının üzerinde duran Öz Fenerbahçe’yi alıp gelerek : “İşte Baba, işte Babam” diye mecmuanın üzerine parmağını bastırmaya başladı.

Şimdi babasının kucağında bulunan Gülderen’e : “Sen de Fenerbahçelisin, değil mi?” diyorum. Minimini Sarı-Lacivertlinin cevabı basit ve zarif oldu. Hemen sarılıp babasını öpüyor.

Halit : “İşte, diyor, futbol sahası dışındaki en büyük meşgalem sevgili Gülderenimdir. Fakat bunun ne zevkli bir meşguliyet olduğunu bilsen… Akşam yorgun, argın eve dönünce eşimin güler yüzü ile karşılaşır ve bütün yorgunluğumu unuturum. Minimini Gülderenim de sonsuz neşe ve şirinliğiyle yuvamıza bir kat daha saadet katar.”

Deringör ailesi müziği ziyadesiyle sever. Ekseriya zarif radyolarının başında ya Halit’i ya da Rûhvenaz Deringör’ü bir istasyon ararken görürsünüz.

Boş vakitlerinde de sinemayı ihmal etmezler. Deringör ailesinin tam manasile mesut bir trio teşkil ettiğini söylemek pek isabetlidir.

Bu mesut yuvadan ayrılmak cidden güç oldu. İnsan samimiyet ve saadet dolu bir hava içinde saatlerin nasl geçtiğini farketmiyor bile…

Halit Kıvanç / Deringör Ailesi

Bir Cevap Yazın