Fakir ve Küçük Bir Fenerli

Fakir ve Küçük Bir Fenerli

Fenerbahçe’nin Kuşdili Lokali feci bir yangına kurban gittikten bir sene sonra, yani 1933 yılında kulüp bir eşya piyangosu düzenledi. Çelebi Zade Sait Tevfik Bey, aynı yıl yayınlanan Olimpiyat dergisinde bu organizasyona dair göz yaşartıcı bir hatırasını naklediyor. Fakir ve küçük bir Fenerli, sizi tek bir çivisi ile yarattığı duygu seline sürüklüyor…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


1933 Eşya Piyangosu

Fenerbahçe kulübümüzün yeni başlamış olduğu büyük stadın ikmali için büyük bir eşya piyangosu tertip ettiğini geçen sayımızda karilerimize bildirmiştik. Kulübün bu piyangodan en büyük gayesi, şehrimize gelen ecnebi takımlara karşı yirmi bin kişinin asri bir saha hazırlamaktır. Bundan başka piyangoda kazanılan hediyeler arasında Avusturya-İngiltere rövanş maçını görmek için Viyana seyahati, Afrika olimpiyatları için İskenderiye’de hazırlanan mermer stadın sene-i devriyesinde bulunmak, yeni Balkan olimpiyatları için Atina’ya gidecek Türk kafilesine refakat, Varna plajlarında her sene yapılan deniz eğlencelerine iştirak edilecek, şehrimizin maruf sayfiyelerinin en güzel otellerinde birer hafta ikişer kişi istirahat edebilecekler. Sinema, banyo ve stadyumların, mevsimin karneleri dağıtılacak.

Bu güzel eğlenceler ve seyahatler arasında otomobil, motosiklet, bisiklet, müteaddit oda takımları, dikiş, fotoğraf ve daktilo makineleri, elbiselikler, hediye yekununu (3000)e çıkarmaktadır.

İşte bu büyük eşya piyangosunun faaliyeti etrafta duyulduğu zaman satış merkezi olan (Zeki Rıza) mağazası her gün sabahtan akşama kadar dolup boşalıyor. Bu mektepler arasında nazarı dikkati celbedecek bazı hadiseler de gözden kaçmıyor.

Tek Bir Çivi

Mesela geçen hafta bir akşam yağmur altında fazla yol yürümüş olduğu üzerindeki ıslaklıktan anlaşılan genç bir talebe mağazadan içeri girdi ve iki bilet istedi. Şahsi vaziyeti hiç de bu tek lirayı verebilecek bir şekil arz etmiyordu.

Bu fedakar gencin belki bir iki haftalığını bu işe hasretmesinden çok fazla müteassıs olduğumuzdan kendisine dönerek :

  • Size bir otomobil çıkmasını temenni ederiz, dedik.

Bu lakırdıyı duyan muhatabımız genç talebe, biraz gülümsedi ve bu cümleyi söyleyene:

  • Gelenbevi Lisesi’nde okuyorum, evim Fatih Atpazarı’ndadır. Buraya yayan geldim ve tekrar yine aynı şekilde avdet edeceğim. Gayem otomobil kazanmak değil, yeni yapılacak yirmi bin kişilik tribünde fakir ve küçük bir Fenerlinin tek bir çivisi bulunmasıdır. Bu fırsatı şimdi elde ettiğimden çok memnun olarak dönüyorum, dedi.

Mektepli kasketini çıkararak etrafı selamladı ve kapıyı çekip gitti.

Ekşi ve Bozuk

Yine aynı günlerin bir sabahında arkadaşım Mahmut ile büyük müesseselerden birinin müdürü olan kuvvetli bir spor muhibbine müracaat ediyorduk. Bu arkadaşımız her maçta galebemizi ister ve bu neticeyi almamız için bütün kuvvetiyle yardım edeceğini de daima vadederdi.

Kapıda haylice bekledikten sonra sıra bize geldiğinden içeri girebildik. Bir, iki havai cümlelerden sonra esasa giriştik. Adamın yüzü biraz ekşidi, bozuldu, ve :

  • Vallahi malum ya kriz çok fazla, yoksa sporu candan himaye etmek isterim, diyerek yeleğinin cebindeki bozukluklardan iki iri beyaz seçerek bize uzattı.

Mahmut ve ben birbirimize bakarak desteden tek bir tane bilet ayırdık, kendisine ellerimiz titreyerek uzattık.

Kapıdan çıkarken yine aynı müdürün sesi duyuluyordu.

  • İnşallah gelecek ay da geliniz, bir tane daha alabilirim.

Fenerbahçe “O” Talebelerin Kulübü

Şu halde gelecek ay, yine iki buçuk saat dışarıda intizardan sonra bir elli kuruşluk bilet yine satabilecektik. İşte bu gayretten sonra bu müdür de bizim tribüne ancak bir çivi çakabilecek, fakat neticede o müdür yeni tribünün hamisi gibi stadyuma kurulacak ve zavallı talebe de duvar kenarlarında yine yağmur altında maçı seyredecek değil mi?

Fakat bu olmayacak, bize en fazla yardım eden mektepliler, size de tribünlerde rahat maçı seyretmeniz için yerler hazırlanacak…

Çelebi Zade Sait Tevfik / Fakir ve Küçük Bir Fenerli

Bir Cevap Yazın