Menü Kapat

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Seyhun Binzet ağabeyimizin Bellek-Kadıköy‘de yayınlanan muhteşem yazısını, aynı muhteşemlikte resimleriyle birlikte buraya taşıdık. Müsaadesinden ötürü minnettarız. Huzurlarınızda, Saint Joseph Lisesi’nin kaybolan sporları.

Bir Not: 30 Nisan 1915 tarihli İkdam gazetesinde aşağıdaki haber yayınlanmıştı.

Bugün Kadıköyü’nde Union Kulüb’de Fenerbahçe Spor Kulübü menfaatine icrası mukarrer bulunan müsabakalar bervech-i âtidir:
Futbol – Fenerbahçe ile Midilli kruvazörü efradı meyanında,
Futbol – Fenerbahçe ile Galatasaray üçüncü timleri arsında,
Hokey – İdman Yurdu ile Galatasaray üçüncü timler arasında,
Kalkan Topu – Fenerbahçe’den müfrez iki takım arasında,
Eşas – Fenerbahçe’den müfrez iki takım arasında.

Buradaki “Kalkan Topu” ve “Eşas” hakkında hiçbir şey bilmiyorduk. Artık öğrendik. Müthiş bilgiler…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Üç Nesil

Kalamış koyunda Moda Burnu ile Kurbağalıdere arasında bulunan Fransız kolejinin adı Saint Joseph veya Türkçe olarak Aziz Yusuf’tur. Kalamışlı bir aile olarak biz üç nesil, ben, babam ve büyükbabam bu okulda okuduk.

Sıkı ve bunaltıcı bir eğitim sistemi vardır ama eğitim ve kültürün yanında spora çok önem veren bir okuldur. Sırf “spor aktiviteleri kesintisiz yapılsın” diye dersler iki iki birleştirilip, teneffüsler uzun bırakılmıştır.

Biz talebeyken Raket, Kalkan (Buklier), Voleybol ve Basketbol oynardık. Bunların saatleri vardı ve oynamak mecburi idi. Bu disiplinli spor kültürü ülkemize birçok milli sporcu kazandırmıştır.

Ben daha gerilere 1920 senelerine kadar indim ve o senelerin talebeleri neler oynardı diye baktım ve bunlarla ilgili görüntüler çıkardım.

Kayıp Sporlar

Buklier Fransızca kalkan demektir iki ekip halinde oynanır, vurucular ve kendilerini kalkanla savunanlar vardır. Kalkanlar yere değdiği halde vurulmuş sayılırsınız. Küçük bez parçalarından sarma toplarla oynanır. Vurulunca kalkanınızı yerine asar ve vurucu olursunuz. Bir ekip komple vurulunca oyun biter.

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Echasse bir cins futboldur ama ayaklar tahta bacaklar takılır ve top bu tahta ayaklarla oynanır. Tahta ayaklar sayesinde yere 40 cm yukarıdan basan kişiler tarafından oynanır. Çok tehlikeli bir oyundur ve çok sakatlanma olduğu için vazgeçilmiştir.

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Cage ball büyük 60 cm’lik şişme bir topla oynanan voleybol veya eller yere değerek ayakla oynanan bir futboldur. Ayakla oynanan tipine oyuncular yerde yengeçler gibi elleri ile sırt üstü sürünür gibi yürüdükleri için Crabball (yengeç topu) de denir.

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Bilardo… Kapalı alanda masaları bulunur ve sadece büyük sınıflar oynayabilirlerdi. İki beyaz ve bir kırmızı toplu klasik oyun oynanırdı.

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Eskrim bilhassa Ekim devriminden sonra Türkiye’ye gelen Rus subaylarından Fransızca bilenlerden okula gelen beden eğitimi hocaları önderliğinde başlamıştı ve bir aristokrat sporu olarak çok ilgi görürdü.

Saint Joseph Lisesi’nin Kaybolan Sporları

Raket beyzbola benzeyen aynı raketle ve tenis topuyla oynanan bir spordur. Bir ekip servis yapanın attığı topa raketle vurur ve top öbür tarafından getirilene kadar ilerdeki bir istasyona ulaşılmaya çalışılır. İyi atış yapıp gidip gelir ve arada vurulmazsanız, iyi puan alırsınız.

Sizlere babamların senesinden buklier resmi paylaştım, Bu resimde arkada sağda duran gözlüklü babam Sadun Binzet en önde kalkanı ile vurucuyu kızdıran da ünlü fotoğrafçı Gökşin Sipahioğlu’dur. Sınıftaki takma adı adı da uzun boyundan dolayı leylek anlamına gelen “Cigogne”dur. 1930’ların sonu olmalı bu resmin tarihi.

Ayrıca yine arşivimden Echasse, Cage ball, bilardo ve eskrim resimleri paylaştım, bu resimlerin tarihide 1920’lerin başları olmalı.

Raket sporu da benim senemden 1960‘ların başında yaptığımız yaptığımız bir turnuvadandır. Bugün bu sporların çoğu unutuldu ve hiçbir sporcusu belki Saint Joseph’te kalmadı ama sizlere okulumun böyle bir devri olduğunu hatırlatmak istedim.

Seyhun Binzet

1 Comment

  1. Elif Sungur

    Harika bir yazı, harika fotoğraflar. Seyhun beye ve platforma taşıdığınız için sizlere teşekkür ederim. Elif Sungur

Bir Cevap Yazın