Menü Kapat

Sacit Seldüz

Sacit Seldüz

Fenerbahçe basketbol tarihinin en önemli isimlerinden birisi olan Sacit Seldüz hakkında bilgilerimiz ne yazık ki çok kısıtlı… Can Bartu ve Mehmet Baturalp ile çekilmiş müthiş bir fotoğrafı eşliğinde 67 yıllık bu röportajı sizlerle paylaşmak istedik. Keyifli okumalar…

Fenerbahçe Tarihi Çalışma Organizasyonu


Sacit Seldüz

1951’deki Dünya Ordulararası Basketbol Şampiyonası’nda “En iyi oyuncu” seçilen sempatik kaptanımız “Şampiyonluğumuz garantidir” diyor.

Mecmuamızın neşrinden itibaren her hafta bir futbolcumuzu tanıtarak bu güne kadar geldik. Futbolcularımızla röportajlarımız sona erdiğinden bu haftadan itibaren şampiyon basketbolcularımızı sizlere tanıtmağa başlıyoruz.

Kıdemliden (!) yani kaptandan başlamak prensibimize sadık kalarak Sacit’i karşımıza alarak suallerimize başlıyoruz. Uzun ve başarılı spor hayatını şöyle hülâsa ediyor:

“1928 senesinde İstanbul’da doğdum. Spor olarak orta mektebe devam ettiğim sıralarda sadece voleybol oynuyordum. Benim uzun boyuma mukabil pasörüm çok kısa idi. Milli atlet ve rekortmen Cahit Önel! Mektebin kaptanı olup o müddet zarfında da Galatasaray’da voleybol oynuyordum. Vefa’ya geçtiğim sene orada Türkiye şampiyonluğunu kazandık…”

Basketbole başlayışın nasıl oldu?

“Tamamen tesadüfi. Dr. Ali Uras basketçileri çalıştırırken benim de antrenmanlara iştirakimi arzu etti. İşte o gün bu gün potanın dibinde dolaşıp duruyoruz…”

Voleybolcu olarak da millî formayı giymiş bulunan Sacit, basketbola başladıktan altı ay sonra milli takımda oynamağa muvaffak olmuştur. Bu güne kadar 50’yi mütecaviz milli müsabakada ve bir o kadar da muhtelit maçlarında yer almıştır.

Milli takımla Mısır, Kıbrıs, Yunanistan, Yugoslavya, Avusturya, İtalya, Fransa, İspanya, Almanya, Finlandiya ve İngiltere’ye gitmiş bulunan Sacit, bunların arasında en çok (Paris) Fransa’yı beğeniyor.

Beğendiğin basketbolcular?

“Bizden Erdoğan Partöner, yabancılardan 2.17 m. boyundaki Bob Callen (A.B.D.) ve 110 Kg.’lık Konief (Rus) dir.”

Sırası gelmişken söyleyeceğim; hâlen Almanya’da bulunan Galatasaraylı millî basketçi Erdoğan Partöner, Sacit’in en samimi arkadaşıdır. Burada iken birbirlerinden hiç ayrılmazlar.

En çok heyecanlandığın hâdise?

“1951’de Kahire’de yapılan Dünya Ordular Arası Basketbol Şampiyonası’ndan dönerken uçağımızın geçirdiği düşme tehlikesi.”

Bu şampiyonada takımımız dünya üçüncüsü olmuş ve Sacit de en iyi oyuncu seçilmişti.

Basketbolcular arasında bir âdet vardır: Her oyuncu bu spora başladığı ilk günlerde bir forma numarası seçer ve bunu uğur telâkki ederek, maçlarda daima bu numarayı kullanır.

Sacit 5 numaralı formayı giymektedir.

Forma numaranı nasıl seç tin?

“ Önceleri 4 idi. Fakat onu milli takımda çok sevdiğim Yalçın Granit’e bıraktım. Hâlen 5 numarayı kullanıyorum.”

Basketbol ve voleybolden başka gayet iyi kayak kayan kaptana takımın bu seneki durumunu soruyorum:

“Takımımız yeni iltihak eden genç arkadaşlarımızla çok kuvvetli bir durum arz etmektedir. Galatasaray’ın son 2 mağlubiyeti üzerine şampiyonluğumuz garantidir” diye cevap veriyor.

En selâhiyetli bir ağızdan aldığımız bu garantiyi taraftarlarımıza müjdelemek de bizim vazifemiz sayılır!

5 Mart 1956 – Fenerbahçe Spor Gazetesi

Bir Cevap Yazın